Alevi Açilimi ve Aleviler

Hasan Kaya

Alevilerin ne istedigi artik çok açik, bilmeyen yok. Özelikle son Ankara mitingi ile Aleviler isteklerinin altini kalinca çizdiler…

9 Kasim Ankara Mitingi, Alevilerin taleplerinin sagir sultan tarafindan duyulmasini saglamaktan baska islere de yaradi.

Öncelikle Aleviler sorunlarini anlatmanin yolu olarak sokaga çikmayi seçerek dogal müttefikleri ile bulusmus oldular.

Bu bulusma, Alevilerin sorunlarini net bir dille anlatmis olmasi kadar önemli.

Aleviler sorunlarini çözeceklerse dostlari ile yan yana durarak çözeceklerdir. Bu bulusmanin gerçeklesmesinden korkanlarin, telaslananlarin olmasi son derece dogal…

Bu telasla ne yapacaklarini bilmeyenler, miting öncesinden baslayarak mitinge ve mitingi düzenleyenlere saldirdilar.

Bu saldirilanlara bakarak, Ankara'daki arkadaslarin ne kadar dogru isler yaptigini söylemek mümkün. Basin açiklamalarinin arkasina saklanmadan alanlara inmenin birçok açidan gerekli ve yerinde bir karar oldugunu, miting öncesi ve sonrasinda süren tartismalara bakarak söylemek mümkün.

Bazi kesimlerin mitinge karsi çikmasi, Alevilerin dogal müttefikleri ile bulusmasindan duyduklari telas ve bunu engellemek amacinin ötesinde bir anlam daha ifade ediyor.

Alevilerin sokaga inmesi, alanlari doldurmasi, bir turnusol kâgidi gibi degisik kesimlerin Alevi sorunun neresinde durdugunu açiga çikartacakti ve öyle de oldu.

Alevilerin büyük hamisi telas içinde mitingi düzenleyenlere saldirirken, satir aralarinda Alevi sorununu nasil gördügünü de ortaya koydu.

Onun için Alevi sorunu, Türkiye'nin demokratiklesmesi, inanç özgürlügü olmaktan çok Türkiye'nin güvenlik sorunudur.

Üzerinde kimsenin durmadigi bu yaklasim, Alevi sorununun çözümüne dönük önerileri de sekillendiriyor.

Bilinen o nakaratin tekrarlanmasi ndan baska bir anlami olmayan bu yaklasim; devletin “ bekasi” ve “ ülkenin bölünmez bütünlügü” adina, demokratiklesmeye direnen resmi anlayisin; tek din, tek dil, tek millet ön kabullerine sariliyor.

Bu fasist, gerici yaklasimin sekillendirdigi öneriler: Alevilerin devlete ve diyanete kazanilmasi, Alevi dedelerinin devlet memuru olarak ayliga baglanmasi olarak ifadesini buluyor.

AKP ve onun siralarinda Alevilik açilimlarinin mimari olanlar için ise; Alevi açilimi teraneleri “Aleviler kazanilamiyorlarsa kafalari karistirilmasi gerekenler” olarak görülüyor.

Ancak her seye ragmen Aleviler sokagin gücünü kullanarak dogal müttefikleri ile alanlarda bulustuklari sürece, bu tür saldirilari ve kendi karanlik kumaslarindan Alevilere elbise dikmeye çalisanlarin heveslerini kursaginda birakabilecekleri gibi, ülkenin genel politik iklimini de degistirebilirler.

Alevilerin taleplerinin siyasetin dar zemininde çözülmeyecegini bilmek ve siyasi partiler ile hükümetler düzeyine sikistirmamak gerekiyor. Çünkü Alevilerin talepleri, hükümetlerin politik hareket alaninin ötesinde, devletin kemiklesmis anlayisinin sekillendirdigi ve demokratiklesmenin önünde duran yapisindan kaynaklaniyor.

Bazi çevrelerin Islam içinde gördügü Alevilik anlayisi, tam da bu kemiklesmis resmi çizginin kabul ettigi Aleviliktir. Diyanete bagli, dedelerin devletin aylikli memuru oldugu bir Aleviligin özgünlügünden söz etmek mümkün olmayacagi gibi, bu ayni zamanda Aleviligin küçümsenmesi anlamina gelir ki, bu da Aleviligin sonu demek olur…

Yasalari ve ortada duran mahkeme kararlarini yok sayan da bu yapinin kendisidir. Hükümetlerin buna katkisi, siyasal tercihlerine göre farkliklar gösterse de, devletin resmi çizgisi ve kemiklesmis politikalari ile çelismemeye özen göstermektedirler. Yoksa yillar içinde degisen hükümetlerle, bu sorunun henüz çözülmemis olmasinin baska bir açiklamasi olamaz.

Gerçek çözüm, kendi gerçegini korkmadan ve usanmadan söyleyenlerin çabalarinin ürünü olur…

08 Aralik 2008 Pazartesi

 

 

 

 

Alevitische Gemeinde Duisburg, Friedrich-Alfred-Str. 182,

47226 Duisburg/Deutschland, Tel.: 02065 / 67 63 27