Home / Alevilik / Hacı Bektaş-ı Veli

Hacı Bektaş-ı Veli

Hükar Hacı Bektaş-ı Veli, Alevi ve Bektaşilerin en büyük Piri ve Bektaşi Tarikatının kurucusudur. Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli Horosandan gelip Nevşehirde / Sulucakarahöyükte Dergahını kurmuştur. Hükarın kim olduğuna dair bilgiler Velayetnamede verilmektedir.

Gerçek ismi, Seyyid Muhammed bin İbrahim Ata olan, Hacı Bektaş-ı Veli Horasan’ın Nişabûr şehrinde doğdu. 1200-1300 yılları arasında yaşamış olan bu büyük Pir, İlk eğitimini Şeyh Lokman-ı Perende’den aldı. Lokman-ı Perende, Ahmed-i Yesevi’nin halifelerinden olup, zahir ve batın ilimlerinde derin bilgilere sahipti. Hacı Bektaş-ı Veli, ilk eğitimini Lokman Parende’den aldıktan sonra Ahmet Yesevi’nin yanında eğitimini tamamladı. Burada Kur’an-ı Kerim, dini ilimler ve batı ilmine vâkıf oldu. Ahmet Yesevi’den eğitim alması görüşlerinin şekillenmesine ve Yasevilikten etkilenmesine neden oldu. Lokman Parende’nin yanında olduğu dönem “Hacı” lakabını aldı.Eğitimini tamamladıktan sonra “Horasan diyarından erleri uyandırmak” için Anadolu’ya geldi. Yanına birçok öğrenci alıp eğitimleriyle meşgul oldu. Bu sırada Anadolu’da dini, iktisadi, sosyal ve askeri bir teşkilat olan “Ahilik” ile birlikte çalıştı. Osmanlı sultanlarının da bağlı bulundukları bu teşkilat sayesinde tanındı ve sevildi. Osmanlı padişahı Orhan Gazi ile olan yakın dostluğu sayesinde Yeniçeriliğin üstadı  kabul edildi.

Böylece Hacı Bektaş-ı Veli’yi kendilerine manevi pir olarak kabul eden Yeniçeri Ordusu, manevi hayatını ve disiplinini ona bağladı. Hacı Bektaş-ı Veli, asırlarca Yeniçeriliğin piri, üstadı olarak bilindi.

Hacı Bektaş-ı Veli’nin evli olup olmadığı kaynaklara göre farklılık gösterir. Bazı kaynaklar Hacı Bektaş-ı Veli’nin evli olmadığını yazarken bazıları evli olduğunu yazar. Hayatının geri kalanını Kırşehir’de tamamlayan Hacı Bektaş-ı Veli, burada da vefat etti. Türbe ve Dergahi da Nevşehir iline bağlı Hacıbektaş ilçesinde bulunmaktadır.

Kurduğu Bektaşilik tarikatı, saha sonraki yıllarda halifeleri tarafından devam ettirilmiş ve Yeniçeri Ocağı’nın düşünce temelini oluşturmuştur. Alevi bir tarikat olan Bektaşiliğin, devşirmelerden olan Yeniçeriler arasında yayılmasında, İslamı kolay ve evrensel bir hale getirmesinde etkisi vardır. Hümanist esaslı bir öğretidir. Öğretinin odağında “insan” bulunur. Haliflerden Balım Sultan zamanında Bektaşilik teşkilatı oluşturulmuştur.

Hacı Bektaş, Horasan Okulu’ndan aldığı “Dört Kapı” anlayışına, her kapıya “onar makam” ekleyerek “Dört Kapı Kırk Makam”dan oluşan tarikatın altyapısını kurar. Buna, “Bektaşi Seyri Sülûğu” da denir. Bektaşiliğin ilk erkannamesini yazan Kaygusuz Abdal, ilk tüzük yapıcı olmuştur. Balım Sultan ise bu erkannameyi sonradan geliştirmiştir ve kurumlaştırmıştır. Hacı Bektaş’tan sonra tarikatın başına Abdal Musa geçmiştir. Hacı Bektaş dağınık Alevi ve Alevilik türevi akımları ve toplulukları içine almış, yeniden kalıba dökmüş, Aleviliği yeniden derinleştirmiş ve Alevi- Bektaşiliğin yolunu çizmiştir. Bunu da kurduğu tarikatıyla yapmıştır. Çevresine bir takım görevliler almış, bunların bir bölümünü kimi yerlere görevlendirerek göndermiş, oralarda “aydınlatma/irşat” çalışmaları yaptırmış, Anadolu’daki diğer Alevi ocakları ile ilişki kurarak kendine bağlamış ve onları yönlendirmiştir. Bu nedenlerle Hacı Bektaş, Alevi-Bektaşi toplumunun gözünde “piri”dir, tarikatın kurucusudur.

Balım Sultan Alevilere göre ikinci pir (piri sani)’dir. Balim Sultan Bektasiligi kurumsallastirmistir.

Hacı Bektas-i Veli´nin insanlığa ışık tutan anlam ve irfan dolu sözleri:

  1. Okunacak en büyük kitap, insandır.
  2. Ara, bul.
  3. Yol ile giden, yorulmaz.
  4. Bir yolu karanlık görüyorsan, belki perde gözündedir, yolda değil!.
  5. Her ne ararsan kendinde ara.
  6. Mürşitlik, alıcılık değil, vericiliktir.
  7. En küçüğümüz, en büyüğümüzdür.
  8. Kelam Hakk’tır.
  9. Nasip, verilene karşı alınandır.
  10. Arif olu da vermeyen ‘cahil’dir.
  11. El ele, el Hakk’a.
  12. Hakk’ın varlığından başka hiçbir şey kalıcı değildir.
  13. İslamın temeli ahlak, ahlakın özü bilgi, bilginin özü akıldır.
  14. Yolumuz, ilim, irffan ve insanlık sevgisi üzerine kurulmuştur.
  15. Gündüz şevk ile dünya işine, gece aşk ile ahiret işine.
  16. Gelme, gelme; dönme, dönme; Gelenin malı; dönenin canı!.
  17. İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır.
  18. İnsanın cemali, sözünün güzelliğidir.
  19. Doğruluk, dost kapısıdır.
  20. Mümin, müminin aynasıdır.
  21. Marifet ehlinin ilk makamı edeptir.
  22. Marifet, nefsi silmek değil, bilmektir.
  23. Mertebe ve makam yoktur, dostun gönlünden başka.
  24. İncinsen de incitme!.
  25. Nefsine ağır geleni, kimseye tatbik etme!.
  26. Her ne yaparsan, Hak rızası için yap.
  27. Fikirsiz alim, Nuh’suz gemidir, zikirsiz derviş nursuz kandildir.
  28. Çalışmadan geçinenler, bizden değillerdir.
  29. Oturduğun yeri pak et, kazandığın lokmayı hak et.
  30. En büyük keramet, çalışmaktır.
  31. Eline, diline, beline sahip ol.
  32. İşine, eşine, aşına sahip ol.
  33. Gönlün, elin, sofran açık olsun.
  34. Yetmişiki milletin hepsine aynı nazarla bak
  35. Düşmanının bile insan olduğunu unutma!.
  36. Hiçbir milleti ve insanı ayıplamayın.
  37. Ayıpları örtücü ol.
  38. Kimsenin ayıbını görmeyen cana aşk olsun.
  39. Herşeyin anahtarını kendinde ara.
  40. Asıl körlük, nankörlüktür.
  41. İlim, hakikate giden yolları aydınlatan ışıktır.
  42. Alimin uykusu, cahilin ibadetinden üstündür.
  43. Göze nur, gönülden gelir
  44. Kendini temizlemeyen, başkasını temizleyemez.