Design and Programm Turan Oezcan
Site Ana Sayfa
   29 Ağustos 2008, Cuma    Germany - German Turkey - Turkish
Arşiv >> 
 Ana Sayfa
 Alevi Öğretisi
 AGD
 Basında Alevilik
 Basında Madımak
Albümler
Videolar
Yazarlar
Ziyaretçi Defteri
Linkler
Açılış Sayfam Yap! Favorilerime Ekle!  info@alevi-du.com
  Ana Sayfa >  YAZARLAR
Miting Fotoğraf Albümü görmek için tıklayın...
AGD Bildirileri
Hümanist ve Evrensel Bir Öğreti, Alevilik

Alevilik tarihte eşine az rastlanan bir ezilmişliğin şerefle, dipdiri ayakta kalma “Destanı”dır. İnançlı, yiğit, dürüst, gönlü sevgiyle dolu Alevî toplumu, Hz. Muhammed’den Hz. Ali’den ve Kerbelâ şehidi İmam Hüseyin’in çektiği zulümden başlıyarak, tâ Seyyid Nesîmî’nin derisinin yüzülmesinden, Pîr Sultanlar’ın asılmasından günümüze dek hep haksızlığa ve iftiralara uğramış, sömürülmüş, günümüzde de politik çevrelerce hâlâ hem de sinsice sömürülmektedir

Alevî’nin düşünce ve inanç özgürlüğüne, haklarına hiçbir zaman, hiçbir iktidar döneminde kulak asılmamış, seçim meydanlarında verilen sözler tutulmamış ve geçmişten bugüne haksızlıklar aynen sürdürülmüştür.

       31 Ocak 2007        08:50:53        1734   (defa okundu)             

Tarihsel ve sosyal koşulların doğal bir sonucu olarak şekillenmiş bulunan Alevilik, İslam’ın kendine özgü  bir yorumudur. Bu yorum Hak Muhammed Ali sevgisi temelinde şekillenmiş inanç, kurum ve pratiklere dayanmaktadır.

Aleviler, İslâm’ın özünü Dört Kapı-Kırk Makam ilkesinde bulmuş ve bunu da Eline-Diline-Beline kuralıyla özetlemişlerdir. Aleviler, her zaman yetmiş iki milleti, Tanrı eseri diye sevmiş, eşitlik, kardeşlik ve demokrasi istemişlerdir.

Alevi inanç ve kültürü yüzyıllar içerisinde değişik zaman ve coğrafyalarda kendisini var etmesini bilmiş, hümanizme dayalı bir anlayış geliştirmiştir. Hümanizme dayalı bu inanç anlayışı, bütün kurum, kural ve uygulamalarıyla ideal insanı yaratmayı amaçlayan bir öğretidir. Aleviliğin temel ibadeti olan Cem aynı zamanda bu öğretinin eğitimini esas alan bir okuldur. Cem ritüeli yüzyıllardır bir ibadet, inanç uygulaması olmanın yanısıra eğitsel ve hukuksal fonksiyonlara da sahip olmuştur.
Alevilik, insanları dilleri, dinleri ve ırklarına göre ayırmaz, insan olmaları temelinde bir ve eşit olarak görür. Alevilik, uçsuz bucaksız, engin bir sevgi denizidir. Bu denizi oluşturan damlalar, birbirinin öz kardeşidir. Aralarında birlik vardır. Çünkü; ırk, renk, cins, dil, din, zengin-fakir farkı gözetmeden, elele vererek, özgürlüğe dayalı bir dünya kurmak, insanca, dostça yaşamanın gereğine inanan Alevi inancına göre bütün insanlar kardeştir. Bütün insanların kardeşliğine inanan Aleviler “Bin defa mazlum olsan bile, bir defa zâlim olma!” diyerek, her dönemde mazlumun yanında yer almışlar, insanlık yolunda hiç çekinmeden canlarını feda etmişlerdir. Aleviler, insanlık yolunda kendilerini feda eden Hz. Hüseyin, Hallac-ı Mansur, Hacı Bektaş Veli, Pir Sultan Abdal gibi yol önderlerine büyük sevgi duymuşlar ve  yüzyıllardır onların anısını yaşatmışlardır. 

Alevilik, ahlak ilkelerini ibadetlerden önplanda tutmuş, onun ön şartı olarak görmüştür. Aleviliğe göre, Tanrı’nın da buyurduğu gibi “kul hakkı” en kutsal değerdir. Bu nedenle toplumda kul hakkına yani razılığa büyük önem verilir, gönül kırılmaz, çünkü gönül Tanrı’nın evidir. Alevi, insanın gönlünü Allah’ın Evi olarak benimsediği için, ibadetin en büyüğü olarak insanların gönüllerini kırmamayı, onları memnun etmeyi görür. Yılda en az bir kez görgüden geçen Aleviler, toplum önünde hesap verirler. 
Alevi her nereye baksa Tanrı’yı orada görür. Tanrı’ya varmak için katı şekil ve kuralları kabul etmez, kendisini Tanrı’nın bir parçası, özü olarak kabul eder. Tanrı’ya korkuyla değil sevgiyle yaklaşır ve bağlanır. Biçimden çok öze önem verir, gerek iç yani kalp temizliği gerekse dış temizliği öngörür.
Aleviler, kadın erkek eşitliğine dayalı bir sosyal yapılanmaya sahiptirler. Kadın yaşamın her alanında nasıl erkekle birlikte toplumdaki yerini alıyorsa ibadet sırasında da yerini alır. Cinsiyet ayrımcılığına karşı çıkan Alevi inancı kadına yaşamın her alanında hakettiği değeri verir.

Daha önce kırsal alanlarda içine kapanık topluluklar şeklinde yaşayan Aleviler artık kentlerde yaşamaya ve özellikle son 20-30 yıldır inanç ve kültür gereksinimlerini gidermek üzere gerek Türkiye’de gerekse

Türkiye dışında Cemevleri, Alevi Kültür Merkezleri kurmaya başlamışlardır. Alevi toplumunun büyük ilgi ve desteğiyle kurulan bu tür mekanların sayıları her geçen gün giderek artmakta ve personel ve hizmetler bakımından giderek kurumsallaşmaktadırlar.

 

Günümüzde Aleviliğin geliştirdiği dünya görüşü, dine yaklaşımları ve felsefeleri bütün diğer dinleri de içine alan evrensel bir anlayışı temsil etmektedir.


  Geri Geri Arkadaşına Yolla Arkadaşına Yolla Yazdır Yazdır Yukarı Yukarı  

   Bu yazı için henüz bir yorum yazılmamış      Yorum Yaz    Yorum Yaz
ÜYE GİRİŞ
Alevi Bektaşi Federasyonu
  Ana Sayfa    Alevi Öğretisi    AGD    Basında Alevilik    Basında Madımak    Semahlar    Deyişler    Cem    Komikler    Spor    Genel    Haberler    Müzik    Albümler    Videolar     Yazarlar   Linkler  
Alevitische Gemeinde Duisburg Friedrich-Alfred-Str. 182 47226 Duisburg / Deutschland Tel.: 02065 / 67 63 27