Design and Programm Turan Oezcan
Site Ana Sayfa
   29 Ağustos 2008, Cuma    Germany - German Turkey - Turkish
Arşiv >> 
 Ana Sayfa
 Alevi Öğretisi
 AGD
 Basında Alevilik
 Basında Madımak
Albümler
Videolar
Yazarlar
Ziyaretçi Defteri
Linkler
Açılış Sayfam Yap! Favorilerime Ekle!  info@alevi-du.com
  Ana Sayfa >  YAZARLAR
Miting Fotoğraf Albümü görmek için tıklayın...
Ali Rıza Erkan
Alevi’lik inancında Cem ibadeti

Alevi’lik özünde islam dinini redetmeyen, toplumun inançsal, kültürel ve sosyal yaşamını da özünde taşıyarak sevgi saygı dolu barışcıl ve evrensel bir inançdır.

       29 Ekim 2004        21:22:41        31192   (defa okundu)             

Alevi’lik, yüzyıllardan beri özellikle Anadolunun bazı yörelerinde bilinmeyen, yada yanlış yorumlanan, bu nedenle toplumlar arasında çesitli toplumsal. Kültürel ve sosyal yasam çerçevesi içerisinde çeşitli olumsuzlukların sergilendiği bir yasam biçimi gibi tanımlanmıştır. Alevi’liği bu şekilde yorumlamanın ya bilgisizlikten kaynaklandığı , yada bu inancı içlerine sindiremeyenlerin dışlamak zorunda kaldıkları kanısı belirginleşmektedir.

 Oysa ; Alevi’lik detaylı bir şekilde araştırılıp incelendiğinde, özünde islam dinini redetmeyen, toplumun inançsal, kültürel ve sosyal yaşamını da özünde taşıyarak sevgi saygı dolu barışcıl ve evrensel bir inançdır. Islam bahçesi içerisinde her renkte çiçek açan, her çiçekten ayrı ve güzel kokular saçan, her dalından gerçek tadını veren, meyvelerin oluştuğu ulu bir ağaca benzer.
Allah-Muhammed-Ali üçlemesiyle kendisini simgeler. Dört kapı Kırk makamla inanç sistemini belirler. Ehli Beyt ve Kerbela olgularıyla sevgisini, zalimin zulmüne karşı direnmeyi sembolleştirir. Hünkar Haci Beataşi Veli ile kendi Kültürünü hoş görüyü “Eline, diline, beline sahip ol” deyimiyle inançla sosyal yaşamı birleştirir. Alevi’lik, kini, nefreti ve düşmanlığı rededer. Sevgiyi saygıyı ve barışı kendine ilke edinir. Bireyler ve toplumlar arası sosyal dayanışmayi pekiştirir. Müsahip kardeşliği, kirvelik olgularıyla ikrar verme dugusallığına erişir. Ibadetini başka dil ve kültürle değil kendi öz kültürüyle özdeşleştirir. En yüce değerin insan olduğunu benimser, “Halka hizmet hakka hizmettir” olgusuyla topluma hizmet sunmanın da yüceliğine ulaşır.

Bu bağlamda her inançta ayrı bir ibadet (yakarış) şekli olduğu gibi Alevi’ligin ibadetide Aini Cem (Cem ibadetidir). Cem sözcüğü arabça da tolantı, topluluk ve toplum anlamina gelmekle Ayin-i Cem de bu inancı benimseyen kabullenen bu inanca gönül veren insanların (canların) toplu halde eda ettikleri ibadet sistemidir. Cem ibadetleri Cem evlerinde yapılır. Cem ibadetin girebilmek için kinden kibirden arınmak, kul hakkı yememiş olmak, kişilere yada topluma zarar verici uygulamalari yapmamış olmak, hırsızlık, yalancılık, dolandırıcılık, zina gibi olumsuz davranışlardan kaçınmıs olmak, insan ve toplum bünyesine zarar verici içki kumar  ve insan yaşamına son vermemiş olmak gerekir. Kısacası söz ve davranışlarıyla doğadaki tüm canlı cansiz yaratık ve varlıklara zarar ziyan vermemiş olmalıdır. Düşünülebilirki yukarıda belirtilen bireyi yada toplumu bulabilirmiyiz? Tabii ki bulunmaz. „Insan kusursuz olmaz“ diye bir deyim vardir. Insan mutlaka hata yapar. Ancak yapılan hataları telafi etme olanaklarıda mevcuttur. Birey her şeyi akılcı düşünmek zorundadır. Cem ibadetine katılabılmek için yapılan tüm hata ve olumsuzluklardan arınmalı tövbe edilmelidir. Yapılan olumsuzlukların bir daha tekerrür etmemesi sözü verimelidir. Cem ibadetinde toplum huzurunda verilen sözden dönülmeyeceği sözü verilmelidir. Ikrar verilmeli, verilen ikrar bozulmamalıdır. Kişi yaptığı ve işlediği olumsuzlukların bedelini ödemeli sitemini çekmelidir. Bu şekilde insan tüm kötülüklerden arınmış olarak Cem ibadetine katılabilir.

Görülüyorki; Alevi’lik inanci yol ve erkani kötülüğü ve olumsuz hic bir durumu kabul etmeyen ve her bireyinde tam anlamıyla uygulayamayacağı bir inanc sistemidir. Bu inanç sistemini günümüze kadar mürşitlik, pirlik ve rehberlik kurumlari taşımıştır. Mürşitlik makam Alevi inancının en yüce makamidir. Pirlik makami Cem ibadetini yürütme tüm kötülüklerden arındırma barışcıl bir ortam saglayan makamdır. Rehberlik inanç sisteminde Pir ve talibe yardım edendir.

Cem ibadeti rızalık ibadetidir. Kişi özüyle sözüyle tüm kötü duygulardan tüm art niyetlerden ve önyargılardan arınmış, pak olamalıdır. Ailesinin ve komşusunun çevresinin ve toplumun rızalığını almalıdır. Toplumun hoş görüsüyle rızalığına haiz olmalıdır. Gönlünde kin kibir nefret duygularıyla Ceme gelelen o duyguları Cemde de devam ettiren kişinin ibadeti geçersiz, Cemde yediği lokmalar haramdır.

Ibadet esnasında On Iki Hizmet esastır. On Iki hizmetin yapılmadığı Cem olamaz. Ancak Bayram ibadetlerini bunun dışında tutmak gerekmektedir. Cemde icra edilen her hizmet önemlidir makbuldür ve mukaadestir. Bu hizmet mukadesatı hizmetin özüne uygun Gülbenklerle birleştirildiğinde engin olgun yüce ve evrensel bir harmoni otaya çıkar. Kişi bu güzel duygular icinde kendisini manen rahatlamış hisseder. Tüm kötülüklerden arınmış bulur. Gönül rahatlığı ile toplum içerisindeki yerini pekiştirerek saglıklı bireylerin oluşturduğu saglıklı toplumlar yaratılmış olur.


Cem ibadeti Alevi’lik inancının vaz geçilmez bir parçasıdır. Her Alevi birey Cem ibadetlerine katılmalı Cem ibadetini yakından görmeli ve tanımalıdır. Aksi halde inanç yüzeysel kalır. Bu duruma göre Cem ibadetleri çeşitli belirgin özellikler taşırlar. Taşıdığı bu özelliklere göre de çeşitlilik arz ederler.
Buna göre:
A)     Görgü Cemi

B)     Müsahiblik Cemi

C)    Abdal Musa Cemi
D)    Hz. Hüseyini anma Cemi

E)     Nevruz Cemi
F)     Görgü Cemi;
yılda bir defa yörelere göre genellikle kış mevsimine raslar. Insanların iş ve hasad mevsiminin olmadiği zamanda yapılır. Cem ibadetine katılan taliplerin sayisal durumu ile sorgulama rızalık alma ve ikrar verme işlemleri dolayısıyla iki haftadan az olamamak şartıyla iki üç ayı bulur. 21 Martta Hz. Ali´nin doğum günü ve nevruz kutlamasıyla sona erer. Daha sonra 48 Cuma akşamı o yöredeki pirin vekili tarafından yönetilir ve devam ettirilir. Görgü Cemine katılacak taliplerin müsahip kardeşleri olmalıdır. Müsahipsiz görgü cemine girilemez. Birey görgü cemine girmeden önce herkesten rızalık alır, hata, kusur etmişse özür dileyerek sitemini çeker. Kurbanını keserek lokmasını verir. Böylece talip hatalardan arınmış ,tüm komşuların, tanıdıkların, büyük küçük her canın rızasını almış olur. “Görgü Cemi”ne müsahip kardeşler aileleri ile birlikte katılır, geçmişte yapılmış olan hatalar, kusurlar bir daha tekrar edilmemeye çalışılır.

Görgü Cemi toplumun huzurunun, sosyal yaşamın, inançsal sistemin de pekiştirilmesine bir gerekçedir.


Alevi’lik inancında Müsahip Kardeşliği ön koşullardandır.Her canın mutlaka bir müsahibi olmalıdır.Müsahip Kardeşliği Hz. Muhammed ile Hz, Ali’ den kaldı.Hz. Muhammed Miraca çıktığında „Kirklar Cemi“ne katılarak Hz. Ali ile semah döndü. Cesitli Hadisler bu olayı doğrulamaktadır.

Mekke’den Medine’ye hicret edildiğinde Peygamber muhacirlerle ensarları birbiriyle kardeş ilan etmişti. Bu sirada Hz. Ali „Herkesi biribiriyle kardeş ettin. Ben ne yağacagım“ diye sorduğunda; Hz. Muhammed, “Harun Musa’ya ne menzilde ise sen de bana o menzildesin” Ayrıca, “ Ali benden, ben Ali’denim. Ali’yi seven beni sever, benden sonra velim, vasim, ve vekilim Ali’dir. „Ali benim kardeşimdir” mealindeki hadisler müsahip kardeşliğini onaylar.

Bu nedenle Alevi’lik Inancı Muhammed-Ali Yol ve Erkani”nda Müsahip kardeşliği kutsaldır. Iki canın ve ailelerinin müsahip olmaları için Cem Ibadeti icra edilir. Bu Cem “Müsahiplik Cemi”dir. Kardeş olcak adaylar uzun zaman biribirlerini tanimaya çalışırlar. Anlaşırlarsa Cem törenine kurbanlarını keserek rehber eşliğinde girerler. Kutsal kardeşlik bir daha ayrımamak, sevinçte-kederde, iyi günde-kötü günde, varlıkta-yoklukta her şeyi paylaşmaktır.

Her yıl icra edilen cemlerden biri de Hizir Cemi”dir. Alevi’lik inancında Hızır, darda, zorda kalanlara yardımcı, yolda kalanlara kılavuz, bazen Hızır Peygamber, bazen Ali’nin ta kendisidir.Bu nedenle Anadolu’da kışın, darlığın, yokluğun, belirdiği günlerde, yani Subat ayında Hızır gelir insanlara, topluma yardımcı olur, yol gösterir.

Bundan dolayı da üç günlük oruç tutulur ve sonunda oniki hizmeti içeren Cem Ibadeti “Ayin-i Cem”yapilir. Bu cemde müsahip kardeşliği ön koşul değildir. Ceme katılanların saf, temiz düsücelerle bezenmiş olmaları yeterlidir. Sorunu olanlar Pir huzurunda Dar Meydanı’na çıkarlar. Pir “Dede” dile getirilen sorunları giderir, hatalı-hatasız, suçlu-suçsuz biribirinden razı olur, gerekirse sitemler çekilir, Cem Ibadeti baslar.

Oniki hizmetin icra edildiği “Abdal Musa Cemi”, Hz. Hüseyin’i Anma Cemi, Nevruz Cemi, Matem Cemi” gibi cemler eda edilir. Bahsi geçen cemlerdeki kural ve kaideler bu cemlerde de geçerlidir.

Kısaca; kişi eline, diline, beline sahip olmalıdır. Kötü düşünce ve amellerden arınmış, saf ve temiz düşücelere sahip olmalıdır.

Alevi Inancında kadın-erkek eşittir, eşit haklara sahiptir. Bu nedenle ceme gelen herkese “Can” denir. Cem Ibadetinde kullanılan araçlar „Bağlama, Post, Süpürge, Asa, Ibrik, Mum“ kutsaldır.Cem ibadeti boyunca onlara saygı duyulur. Cem’de yiycekler dağıtılır. Bu yiyecekler Cem Evinde dualandıktan sonra lokmadır. Artık kişinin değil toplumun malıdır, kutsaldır. Cem’ de secdeye gelmek, Pir Postuna ve Dede’lik makamina saygıyı ifade eder

Sonuç olarak, Alevi’lik ve Alevi’lik Inancının Yol ve Erkanı’nın geleneğine göre Cem Ibadeti vazgeçilmez unsurdur. Inançla kültürü birleştiren, iyiyle kötüyü uzlaştıran, insani değerlere saygı gösteren evrensel bir inanç sistemidir.

Ali Rıza Erkan
AKM Duisburg 2.Başkanı


  Geri Geri Arkadaşına Yolla Arkadaşına Yolla Yazdır Yazdır Yukarı Yukarı  

ÜYE GİRİŞ
Alevi Bektaşi Federasyonu
  Ana Sayfa    Alevi Öğretisi    AGD    Basında Alevilik    Basında Madımak    Semahlar    Deyişler    Cem    Komikler    Spor    Genel    Haberler    Müzik    Albümler    Videolar     Yazarlar   Linkler  
Alevitische Gemeinde Duisburg Friedrich-Alfred-Str. 182 47226 Duisburg / Deutschland Tel.: 02065 / 67 63 27