CHP ÇARSAFA VE KURAN KURSUNA AÇILDI, AMA ALEVILERE, KÜRTLERE, BIRDE SOLA AÇILAMADI

Turan Eser

Seçimlerin, topluma sundugu önemli firsatlardan birisi de, hem siyasi partilerin ve hem de seçilmek için aday olan siyasetçilerin gerçek yüzünü ortaya sermesidir. Seçim süreçleri, siyasi partilerin ve siyasilerin politik olarak öncelliklerini, hedeflerini, istismar alanlarini, ülkenin ve toplumun gerçek sorun ve ihtiyaçlarini taniyip, tanimadiklarini anlayabilmemiz için önemli veriler sunmaktadir. Kisacasi niyetlerinin siyaset mi, yoksa saklabanlik mi oldugunu gösterir.

2009 Yerel seçimler öncesi CHP'nin ve CHP adaylarinin ve aday adaylarinin gerçek duruslarina tanik oldugumuz son veriler tartismaya degerdir. Ülkenin onca can alici temel sorunu orta yere serilmis sahipsiz dururken, CHP'nin bu gerçek sorunlar üzerinden kendi politikalarini ve projelerini sunmak yerine, “hangi siyasi manevralar yaparsam daha çok oy alabilirim” yaklasimi üzerinden, seçim strateji olusturmaktadi r.

2009 CHP'si, siyasal alandaki sikismisligini ve tikanikligini solun evrensel deger ve ilklerinden beslenerek asmak yerine, “anti laik odak” olarak tanimladigi AKP'nin argümanlarina sariliyor. Iste bu nedenle 2009 yilin Baykalli CHP'si, tekrardan Kuran kurslarini açmak, devlet okullarinda din derslerini zorunlu okutmak, Köy Enstitülerini kapatip Imam Okullari açarak, laik Türkiye'nin yaratilmasi projesinden vazgeçen 1947'nin CHP'siye bulusuyor. Böylece kendisini laiklikten ve sosyal demokrasiden yana oldugunu iddia eden, CHP'nin 1947 yilinda yaptigi kurultayda “komünizm tehdidine karsi, soysal ve siyasal çözülmeye karsi, Islam ahlakinin öne çikarilmasi ve Diyanet Isleri Baskanliginin güçlendirilmesi ve din derslerinin tekrar okul müfredatlarina alinmasi ” [1] yönündeki görüsleri ve kararlari sonucu, Diyanet Isleri Baskanligi 1961 yilindan itibaren Sünni Islam ahlaki üzerinde tek tip milli ahlak ve mili kültür insa etmek amaciyla, demokratik olmayan bu yolla, topluma bir tür resmi ve ideolojik ahlak üniformasi giydirmeyi güçlendirmis ve kuran kurslarin yolunu açmisti.

Bu nedenle “Çarsaf açilimi”nin ardindan, sözde “laik odak CHP”, “Kuran Kursu açilimi” ni devreye sokuyor. CHP adaylarini ve Belediye Meclis Üyelerini belirlerken bu kriterlere dikkat ediyor ve eski siyasal Islamcilari, tarikat mensuplari ve es MHP'lileri tercih ediyor. Devletin dini degil, dinin devleti kontrol altina aldigi bir dönemde, sözde “muhalefet CHP” iktidar ortagi gibi çalisiyor. Solun ve sosyal demokrasinin evrensel ilkelerini ayaklar altina aliyor.

Baykal CHP'sinin, karsiti oldugu gerici siyasal argümanlarin esiri haline gelmesini, salt toplumdaki dindarlasma ve muhafazakarlas manin oylarini toplamak ve seçim popülizmi olarak degerlendirmek eksik kalir. Bu yaklasim düpe düz CHP'nin sagcilasmasi ve muhafazakarlas masidir. Yani 1947'nin CHP ruhuyla bulusmasidir. O ruh Köy Enstitülerini kapatip, Imam Hatip ve Ilahiyat fakültesi açan anti laik siyasi ruhtur.

Solun ve sosyal demokratlarin siyasal alanda ve yerel yönetimlerdeki asli görevleri, yurttasin bu dünyadaki sorunlarina çözüm bulmaktir. Siyaset insani esit ve mutlu kilmak için yapilir. Türkiye'de issizlik orani % 16'lari asmisken, günde 1 dolar ile geçinenlerin sayisi 6 milyonun üzerindeyken, 25 milyon insan açlik sinirindayken, çeteler hukuk tanimaz kurallarla toplumsal barisi yok ederken, kent kosullarinda yasam bir iskence haline dönüsmüsken, CHP'nin çarsaf ve Kuran kursu açilimi tam anlamiyla rezil bir siyaset tarzidir.

TÜRKIYE'DE KURAN KURSU SORUNU VE IHTIYACI YOKTUR. ALEVILERIN ESIT HAKLAR SORUN VARDIR.

Türkiye'de Kuran kursu sorunu yoktur. Çünkü 8000'ni askin kuran kursu devletin imkanlariyla ve Diyanet Isleri Baskanligi tarafindan sürdürülmektedir. Türkiye'de ihtiyacin ötesinde devlet adina islami örgütlenme ve hizmet vardir. Türk Diyanet Vakfi, Diyanet Isleri Baskanligi, Yüksek Ögretim ve Ilahiyat Fakültesi, Imam Hatip Okullari, Özel Okullar, Camiler ve Kur'an kurslaridir. Devletin dogrudan destekledigi bu kamusal hizmetlere ek olarak, Milli Görüs Örgütlenmesi, Nurcularin, Süleymancilarin, Radikal Islamcilarin ve diger Islami gruplarin denetiminde olan yaklasik 167 islami yayin, 25 bin cami yaptirma dernegi, 2561 dernek-STK, 320 Vakif, 2000 üzerinde Pansiyon ve kurs, 578 dershane ve okul, ayrica binlerce sirket mevcutken, CHP'nin her mahalleye Kuran Kursu açma projesi , tam anlamiyla, Türkiye'nin bilimsel, aydinlanma, çagdaslik ve akil rehberliginde gelismesinin önünde engel olmak tir.

CHP kendisini TBMM'e tasiyan Alevi ve Kürt seçmenine ihanet etmektedir. CHP, halen % 85 oraninda kendisine oy veren ve yine CHP tarafinda yok sayilan Alevilerin esit haklar talebi gibi acil bir sorunu vardir. CHP yillardir Alevi seçmeni kullanmistir. Tüm bu yasananlardan, sonra halen birçok Alevi dernek yöneticisinin CHP'de adaylik yarisi içinde olmasi ya da Alevilerin CHP'ye halen oy vermesini anlamak oldukça zor bir durum. Aleviler CHP konusunda tarihsel olarak bir hesaplasmaya girismelidir. Çünkü Aleviler siyasete insanin merkezinden bakarken, CHP Kuran merkezli siyasete teslim olmustur. Alevi sorununda çözüm için açilim degil, “susturmak” üzerine Diyaneti ve din dersleriniçözüm gösteren CHP artik laiklikten yanda degildir. Kürt sorununda çözüm için açilim degil, kapatma öneren CHP'nin solculugu bitmistir.

TÜRKIYE YENI SOL PARTI LAZIM

Türkiye'nin önemli ve yasanan sorunlari vardir. Sosyal, ekonomik, demokratikles me, AB süreci, düsünce özgürlügü, issizlik, yoksulluk ve kültürel kimlik haklari gibi çözüm bekleyen, toplumsal sorunlari, ertelenemez. Mart 2009 Yerel seçimlerinde, CHP ve AKP isbirligiyle resmi statükonun güçlenerek çikmasi saglanacaktir. Seçim öncesi ve sirasinda, “laik”, “milliyetçi” ve “Islamci” siyasi eksenler toplumsal hafizayi ve akili geri plana atan ve “dinci”, “milliyetçi” ve “vatanseverlik” duygularini kabartacak bir seçim stratejini benimsemis durumdadir. Son dönemlerde gündelik hayatimizi abluka altina almis, linç girisimleri ve “Islamcilik-Dindarli k” söylemiyle, siyasetteki siyasal Islamci zemine kayis CHP'yi etkisi altina almistir. CHP 2009 yerel seçimlerinde dinsel hamaset üzerine kurulu, tehlikeli bir yönelimi tercih etmistir. CHP bir siyasi eksen krizi yaratmakla kalmiyor, siy aseti de kirletiyorlar. Ama CHP'n,n bu Islamci açilimlari her halükarda siyasal Islamci AKP'nin temsil ettigi siyasi eksene hizmet ettigi bir gerçektir.

Yani toplumun gündeminde olan ve her bireyin gündelik hayatini zehir eden sorunlari unutturmak, pembe renklere bir Türkiye tarif etmek için, “ulusalci”, “dinci” ve “milliyetçi” duygular kabartilmaya çalisiliyor. Makro siyasi söylemlerle ile kabartilan bu “dindarlik duygulari” siyaset üzerinde etkili olmaya basliyor.

Sol duyulu herkesin Baykal'li CHP'yi yalnizlastirmak için, siyasete soldan, demokrasiden, esitlikte, baristan, emekten ve çagdaslik penceresinden bakmasi ve Türkiye'ye acil olarak YENI SOL PARTI ihtiyacini dillendirmesi gerekir.

Özetle, siyaset kültürünün ve ilkelerin kirlenmisligine karsi, yeni bir siyaset kültürü yaratmak için, Aleviler diger demokrasi güçleriyle birlikte ortak degerler etrafinda bir araya gelmelidir. Alevi hareketinin siyasete müdahale etmesi için önemli nedenleri vardir.

Yani siyasetin dinbaz ve düzenbazlarina karsi, solun evrensel deger ve ilkeleriyle beslenmis ortak akil ve insani merkezde tutmaliyiz. Eger biz Aleviler geçmiste oldugu gibi, CHP'nin yedek gücü ve arka bahçesi olarak görülmek ve kullanilmak istemiyorsak, siyasete aktif müdahale ve yön vermek için sorumluluk üstlenmeliyiz ve özgüvenimizi kaybetmemeliyiz.

ÇARSAFA DEGIL, INSANA AÇILAN YENI SOL PARTI IÇIN DÜSÜNMEYE………

 

 

 

 

Alevitische Gemeinde Duisburg, Friedrich-Alfred-Str. 182,

47226 Duisburg/Deutschland, Tel.: 02065 / 67 63 27