Ergenekon kilifi altinda Alevi kiyimi gerçeklestiriliyor…

 

Alevi toplumu inanci ve kültürü geregi her zaman hümanist bir yaklasimla demokrasinin savunucusu olmuslardir. Bu yapisi geregi tarihin her aninda karanlik güçlerin hedefinde yer almislardir. Cumhuriyet tarihinde de toplumumuz Maras'ta, Çorum'da, Madimak ve Gazi'de bu kirli organizasyonlarin hain saldirilarina maruz kalmislardir. Hiç süphesiz ki; Türkiye'de militarizmden fasizmden en fazla zarar gören toplumsal katman Alevilerdir. Aleviler; köylerine zorla cami yapilmasindan, çocuklarina okullarda zorla din dersi verilmesine kadar akla hayale gelmeyecek çesitli fiziki ve psikolojik baskilara maruz kalmislardir. Söz konusu kirli organizasyonlarin istekleri dogrultusunda kamu kuruluslarinda ve orduda üst düzey mevkilere getirilmeleri engellenmistir. Iste bu nedenlerden dolayidir ki; bu kirli yapinin desifre edilmesi ve suçlularin adalet önünde hesap vermesini Alevi toplumundan daha fazla kimse isteyemez.

 

Fakat görüyoruz ki; uzun bir süredir Türkiye'nin gündemini mesgul eden ‘Ergenekon' operasyonlari karanliklari aydinlatmak yerine artik kendisi karanlik bir yapi halini almistir. Bir komutanin ‘Alevi köyleri ile ilgilenmek' ile suçlandigi bir ortamda sorusturmanin saglikli yürümedigini net sekilde görmekteyiz. Kendisinin sorusturulmasina ihtiyaç duyulan bu operasyon, artik alenen Alevi toplumuna yönelmistir. Son olarak Erzincan Haci Bektas Veli Kültür Merkezi Saymani Binali Bircan'in gözaltina alinmasi tarafimizca anlasilir bir durum degildir. Yapimini gerçeklestirdigimiz ve sicak iliskiler içinde bulundugumuz bu cemevinin ve yöneticilerinin söz konusu kirli organizasyonla hiçbir iliskisi olamaz. AKP Hükümeti ve temsil ettigi zihniyet Alevilerle hesaplasmak adina bu iftira kampanyalarina bir an önce son vermesi gerekmektedir. Aksi yönde atilacak her adim toplumsal barisa olan güveni zedelemektedir.

 

Alevi Çalistay oyalamanin ve gerçekleri saklamanin ‘maskesi' oldu…

AKP Hükümeti tarafindan düzenlenen ‘Alevi açilimina ve çalistayina' süreci sekteye ugratmamak adina kurumumuzca müdahale edilmemistir. Fakat süreç içerisinde her firsatta Alevilerin sorunlarinin çözümlerinin Çalistaylarda degil, TBMM çatisi altinda yürütülmesi gerekliligi tarafimizca dile getirilmistir. Son operasyonlarin ardindan uzun bir süredir AKP Hükümeti tarafindan yürütülen Alevi açiliminin hangi gerçekleri maskelemek adina yapildigi gözler önüne serilmistir.

 

Ergenekon'u bir sindirme araci olarak kullanan Hükümet, önce TSK içindeki Alevilere yönelttigi Alevi kiyimina yargi mensuplarini da katarak cepheyi genisletmistir. Fethullah Gülen'in isik evlerinde yetismis savcilara havale edilen bu operasyon artik çigirindan çikmistir. Bu noktadan sonra hükümetin, anayasa ve yargi reformu konularinda yürütecegi hiçbir çalisma ‘toplumun her kesimini kucaklama ve objektiflik' özelliklerini tasimayacaktir. Hükümetin bir an evvel yargidan ve bagimsiz çalismasi gereken diger kamu kuruluslarindan elini çekmesini bekliyoruz.

 

Darbeler ile bas eden Alevi toplumu bu belayi da bertaraf edecektir

Darbeler ve Militarizm karsisinda demokrasiyi korumak adina bir kale gibi duran Alevi toplumu, istenen seriat düzeni karsisinda da çagdas degerlerin koruyucu olarak üstüne düsen görevi yerine getirecektir. Kurumlarimiz sirf Alevi olmalari nedeniyle zulme ugrayanlarin her zaman yaninda olacaktir ve bu kisilerin kilina dahi zarar gelmesi durumunda karsilarinda örgütlü Alevi toplumunu bulacaklarini yetkililere hatirlatiriz…

 

Turgut Öker

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu

Genel Baskani Köln, 10.03.2010

 

 

 

 

Alevitische Gemeinde Duisburg, Friedrich-Alfred-Str. 182,

47226 Duisburg/Deutschland, Tel.: 02065 / 67 63 27